|
Büyük bahçeli bir villada yaşayan genç bir çift çocuklarını bakıcıya bırakıp dostlarının verdiği bir partiye gitmiş. Bakıcı kız çocukları yatırdıktan sonra televizyon seyretmeye başlamış. Bir ara telefon &
leylekler havada kavisler çiziyor, günün monoton havasına az da olsa bir heyecan katmak için çabalıyordu.ağaçların arkasına sinmiş olan İstanbul, kainatta yaşayan her canlının içine huzur dolduruyordu kuşk
z hangisisiniz? Bir baba ile kızı dertleşiyorlarmış. Kızı hayatında çok sıkıntı yaşadığından ve bunlarla nasıl baş edeceğini bilemediğini söylemiş babasına.Hatta sorunlar ardı arkasına devam ediyormuş hayatında. Babası kızını dinlemiş, di
günün birinde iki arkadaş varmış. bu arkadaşlar birbiriyle çok baglıymış. şahrazet diye 3. arkadaşı varmış ama onu hiç görmüyormuşlar. o çünkü hep yılan lı dagda yaşarmış. arkadaşlarının birisi bir g
dun denız kenarındaydım gezıyodum ole tek basına yok hayır yalan bıde hayallerımle yanı senle gozum bı anda yaslı amcaya kaydı bı anda denıze bakıyodu heyecanlı bı sekılde ama huzunlu yanına gıttım derdını paylasmaya cunku benımde ıhtıyacım vardı hay
bir zamanlar çok zengin bir adam,çocuklarına şöyle vasiyette bulunur -Ben ölüp yıkanınca şu eski çoraplarımı ayağıma geçirin,ben bunlarla gömülmek istiyorum. Vakit saat gelir bu zengin vefat eder.
Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği ikikatlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı..Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi.. gölgeyi seve
Bir akıl hastanesini ziyereti sırasında,adamın biri sorar: _ Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz? Doktor şu cevabı verir: _ Bir küveti su ile dolduruyoruz.Sonra hastaya üç şey veriyoruz.Bir kaşık,bi
Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister.
Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: \"Oğlum\" der, \"Bunu al, önü
Büyük bahçeli bir villada yaşayan genç bir çift çocuklarını bakıcıya bırakıp dostlarının verdiği bir partiye gitmiş. Bakıcı kız çocukları yatırdıktan sonra televizyon seyretmeye başlamış. Bir ara telefon
leylekler havada kavisler çiziyor, günün monoton havasına az da olsa bir heyecan katmak için çabalıyordu.ağaçların arkasına sinmiş olan İstanbul, kainatta yaşayan her canlının içine huzur dolduruyordu k
z hangisisiniz? Bir baba ile kızı dertleşiyorlarmış. Kızı hayatında çok sıkıntı yaşadığından ve bunlarla nasıl baş edeceğini bilemediğini söylemiş babasına.Hatta sorunlar ardı arkasına devam ediyormuş hayatında. Babası kızını dinlemiş,
günün birinde iki arkadaş varmış. bu arkadaşlar birbiriyle çok baglıymış. şahrazet diye 3. arkadaşı varmış ama onu hiç görmüyormuşlar. o çünkü hep yılan lı dagda yaşarmış. arkadaşlarının birisi bir
dun denız kenarındaydım gezıyodum ole tek basına yok hayır yalan bıde hayallerımle yanı senle gozum bı anda yaslı amcaya kaydı bı anda denıze bakıyodu heyecanlı bı sekılde ama huzunlu yanına gıttım derdını paylasmaya cunku benımde ıhtıyacım vardı
Bu olay dayımın gençken başından geçen bir olay.Dayım evde uyurken bir rüya görüyormuş karaçarşaflı kadınların onu ayaklarından tutup çektiğini ananem de gece uyanmış ve çocuklarını kontrol ederken
Bir zamanlar çok zengin bir adam, çocuklarına şöyle vasiyette bulunur. - Ben ölüp yıkanınca şu eski çoraplarımı ayağıma geçirin,ben bunlarla gömülmek istiyorum. Vakit saat gelir bu zengin vefat
Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği ikikatlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı..Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi.. gölgeyi s
Bir akıl hastanesini ziyereti sırasında,adamın biri sorar: _ Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz? Doktor şu cevabı verir: _ Bir küveti su ile dolduruyoruz.Sonra hastaya üç şey veriyoruz.Bir kaşık
|