İslamiyet




Ana, yol, din, cemaat, familye, nesil, boy, zaman. Istılahta ise, kendi irâdeleriyle veya bir zorunluluk neticesinde aynıyerde, aynı zamanda veya aynı dine tabi olma neticesinde bir arada yaşayan insan topluluğudur. Âlimlerin çoğu,

Konuşma, dostluk, arkadaşlık, cana yakın olma; \"münasip kimselerle güzel bir şekilde görüşüp konuşma\" anlamında bir terim. insanlar toplum içinde yaşadıkları için birbiriyle tanışıp görüşmeye, iyi ge

İslâm\'ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları. Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların sür

1 – GİRİŞ Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Arap yarımadasının Hicaz bölgesinde, Mekke şehrinde doğdu. O’nun hayâtını ve insanlık târihinde yaptığı büyük inkılâbı kavrayabilmek için, yaşadı

Söz vermek, genel manada, iyilik, kötülük, mükâfat ve tehdit her türlü söz verme; Allah\'ın va\'dettiğinin gerçekleşmesi anlamında Akaid ve Kelâm terimi. Kötülük veya tehd&ic

Zorunlu varlık ya da varlığı zorunlu olan, Allah.Kelam ilminde Allah\'ın varlığının zorunluluğunu, gerekliliğini belirtir.Vücud kavramının Yunan felsefesinin etkisiyle İslâm felsefe ve kelamına girmesinden sonra başlayan, vücudun Al

Gerekli ve sabit olan. \"Vecebe\" fiilinden ism-i fâil. Bu fiilin mastarları olan \"vücûben\", \"vecben\", \"vecbeten\", ve \"vecibeten\", gerekli ve sabit olmak, yere düşmek, kalb çarpmak, günde bir defa yemek, &o

İyiliğe sevk için söylenen söz, nasihat, öğüt, bir kimseye, kalbini yumuşatacak surette sevap ve ikaba dair söz söylemek, nasihat etmek, bu yolda söylenilen söz.İnsanların dinî yönden aydınl

Lâ mevcude illa hu” (Ondan başka mevcut yoktur.) diyerek varlığın ancak Allah’a mahsus olduğunu esas alan ve mahlukatın varlığını kabul etmeyen bir tasavvuf ekolüdür. Ekolun kurucusu Muhyiddin-i Arabî hazretleridi

İnsanlar arasında hüküm verme, yargılama, hükme bağlama anlamında Arapça \"Kadâ-yakdî\" fiilinden bir mastar; \"Kazâ\" bir isim olarak; yargı, hüküm, yerine getirme, ödeme, edâ ve mahkeme

Müslümanların karşılıklı olarak birbirlerine yardımda bulunmaları.İslâmiyet bir yardımlaşma dinidir. İslâmiyet\'ten önce de sonra da hiç bir din ve fikir sistemi onun kadar bu konuya eğilmemiş, yardım anlayışı ve b

Allah, kâinattaki bütün eşyayı bir hikmet ve nizam ile yaratmıştır. Bu nizam bir gayeyi hedeflemekte olup yaratıcının bilinmesinin en önemli delilidir. Kâinattaki nizam ve gaye, düşünce tarihi ile birlikte d&uum

Bir kimsenin organlarından birisinde başkası tarafından meydana getirilen kesik, kırma veya onu çalışamaz hale getirme. Her ne kadar dilimizde bunların hepsine yaralama denmekte ise de İslâm hukukunda yaranın yeri ve cinsine göre

Arapça \"tarrâr\" sözcüğü yankesici; demektir. Bir terim olarak yankesici; insanların dalgınlığından yararlanarak, üzerlerindeki değerli bir şeyi çarpıp kaçan kimseyi ifade eder. Hırsız da başkasının k

Vakıaya aykırı olan bir şeyin doğruluğuna yemin etmek.Yalan yere yemin eden kişi, Allah\'ı yeminine şahid göstererek insanları kandırmak istediği için O\'nun mukaddes adını istismar etmekte, O\'na iftirada bulunmaktadır. Bu nedenle Hz.

Yalanı iş edinme, çok yalan söyleme. Yalan, kişinin gerçeği saklayıp bildiğinin aksini söylemesidir. Yalancılık çok çirkin bir huydur. Dinimiz yalanı haram kılmış ve şiddetle yasaklamıştır.Yalan rûhî

Aksine ihtimal olmayan, şüphenin zıddı bir mana taşıyan yani kesinlik derecesinde yerleşmiş sağlam ve güvenilir bilgi. Bir terim ve ıstılah olarak yakîn; vakaya uygun düşmek şartıyla sabit ve kesin inanç manasım da ifad

Yaşayan ilâhî kaynaklı dinlerden, mensûbu en az olan bir din. Günümüzde yeryüzünde yaklaşık 15-24 milyon dolayında Yahûdî vardır. Yahûdili\'ğin, dinler tarihinde özel bir yeri bulunm

Başkasının malını yağma etmek, kapıp kaçmak. Arapça karşılığı \"nehb\" veya \"intihâb\"dır. Bir fıkıh terimi olarak; başkasının malını insanların gözü önünde açık bir şekilde almaktır. Yağmalama su&cce

Yaratma iki şekilde oluyor. Biri ibda yani vasıtasız, doğrudan doğruya yaratma, diğeri ise inşa yoluyla yani mevcut varlıklardan bir yenisini süzme, sebepler yoluyla yeni bir şey vücuda getirme şeklinde. Bunların her ikisinin de en g&uum

Yağmurun uzun zaman yağmadığı kuraklık zamanlarında, bir belde ahâlîsinin topluca dua etmeleri. Fıkıh dilinde yağmur duasına \"istiskâ\" denilir. \"İstiskâ\", yağmur talebinde bulunmak anlamına gelir.Yağmur duası sünnet

Cuma namazım kıldıktan sonra, kılınan cumanın şartlarının yerine gelmediği yerlerde, eğer cuma namazı kabul olmazsa hiç olmazsa bu günün öğle namazını kılmış olmak için tedbir olarak kılınan; \"en son öğle namazı\".

Bir kimseyi görmeye gitmek. İslâm müslümanları; birbirlerinin kardeşleri olarak ilan etmiş ve onların birbirlerini sevip saymalarını, yardımcı olmalarını emretmiştir. İnsanlar arasında sevginin yerleşmesine yardımcı olan en ö

Parmak uçlarından dirseğe kadâr olan kısım. Bu miktara denk uzunluk ölçüsünün adı. Zira\', metrenin kabulünden önce kullanılan uzunluk ölçülerindendir. 75 cm. ile 90 cm. arasında deği

Takı, süs eşyası.Süslenmek insan tabında varolan arzulardan biridir. İnsanoğlu, daha güzel görünmek için en eski zamanlardan beri altın, gümüş, bakır vb. kıymetli madenler veyahut, inci, elmas, zümrü

» Üye Girişi
Kullanıcı Adı
Şifre

Üye Ol

» Advertisement
|muhabbet|güzel sözler|resim|aşk sözleri| Domain