|
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde bir Pumpi birde Zimpi adında 2 köpek varmış. Bunlar sahiplerini çok kıskanırlarmış ama çok iyi hayvanlarmış Pumpi polis köpeği , Zimpi de korumaymış. Bunlar hep beraber oynar
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur zaman içinde övüngen bir çocuk varmış. Bu çocuk sürekli övünür ve çalışkan olduğunu söyler ve kanıtlarmış bir gün en zeki kim
Camı kırılmış kalbimin penceresinde ufak bir çocuk oturtuyordum. Yalnızlığını aramaya gelmişti buraya. Ahşap merdivenin yamuk basamaklarını çıkarken heyecanlıydı. Yukarıdaki küçük oda ona çok şey vaad ediyordu
Prens Siegfried, sarayında 21. yaş gününü kutluyordur. Herkes dans ediyor, genç kızlar ümitsizce Prens`in dikkatini çekmeye çalışıyorlardır. Prens`in annesi de oğlunun artık evlenme yaşının geldiğini sö
CAN BU YIL OKULA BAŞLADI. OKULUNU ÇOK SEVİYORDU.
HER SABAH HEYECANLA UYANIYORDU. OKULA GİTMEK İÇİN HAZIRLANIYORDU. SEVİNÇLE OKULA GİDİYORDU.CANIN OKULDA BİRÇOK ARKAŞI VARDI. TENEFÜSLERDE ARKADAŞLARIYLA ÇIK
Bir varmış bir yokmuş….herkesten hızlı koşmakla övünen bir tavşan varmış. Bu tavşan, daima kaplumbağanın yavaşlığı ile dalga geçermiş. Sonunda, kaplumbağa ona: “Sen kendini ne sanıyorsun? Tamam, hızlı koştuğun doğru,
Gün aydınlanıp sabah olduğunda karga cıvıl cıvıl etrafta dolanıyormuş. Etraftaki diğer kuşlarada günaydın dileyip selam veriyormuş. Karga az ilerde bir peynir görmüş hemen uçarak onu almış ağzına evine götür&u
Ali akıllı, büyüklerine saygılı ve sevimli bir çocukmuş. Her açıdan güzelliklerle dolu bu çocuğun, küçük bir kusuru varmış. Ali pek çok çocuk gibi oyun oynamayı çok seviyormu
KÜÇÜK KIZ UYANIP DA PERDESİNİ ÇEKİNCE BADEM AĞACINI GÖRDÜ HER TARAFI PEMBE ÇİÇEKLERLE SÜSLÜYDÜ HEMEN ANNESİNE GİTTİ.
ANNE!! ANNE!! GÖRDÜN MÜ ANNE!! NEYİ YAVRUM NEYİ G&O
Bir ormanda yaşayan birkaç küçük hayvanınHuzurları kaçmıştı korkusundan aslanın.Birden pusudan çıkar, birisini kapardı;Bu yüzden hepsinin de ondan ödü kopardı.Bir çâre düşü
Seneler önce çok uzaklarda, dağların ardında, coşkulu derelerin aktığı, yemyeşil ağaçlarla çevrili, güzel bir köy varmış.Güneşli günlerde ışıl ışıl parlayan dereler, yağmurlarla coşar, taşarmış…
Evvel zaman içinde bir ormanın kenarında küçük bir köy varmış. Bu köyün erkekleri ormanda odun keser, sonra kestikleri odunları satarak geçimlerini sağlarlarmış. Bu odunculardan birisi köyün e
- Hey baksana bana! Ben güzel miyim? - Niye sordun? - Merak ediiyorum. Çirkin mi yoksa güzel miyim? - Güzelliğin yorumu bakana göre değişir. Ben seni güzel bulabilirim ama bir başkası seni itici ve sevimsiz bulabili
PELİNİN CANI ÇOK SIKILIYORMUŞ OYUNCAKLARIYLA OYNUYOR PENCEREDEN BAKIYOR AMA CAN SIKINTISI GEÇMİYORMUŞ BİR AKŞAM BABASI ELİNDE BİR KUŞ KAFESİYLE EVE GELMİŞ İŞTE SANA BİR ARKADAŞ DEMİŞ PELİN KAFESTEKİ SARI KUŞU GÖRÜNCE &Ccedi
Bir zamanlar yemyeşil bir köy vardı. Bu köyde yaşlı bir karı koca yaşardı. Bir gün yaşlı kadın kocasına sürpriz yapmak istedi. Doğru mutfağa girip güzel bir kurabiye hazırladı. Bu kurabiye oldukça büyük ve
Bir bitkinin dalları arasında, gözlerden uzak küçücük bir yumurta, günü gelince çatlayıvermiş. İçinden çıkan küçücük yeşil yavru, kendini doğal yaşam ortamına taşımak i
Uzun zaman önce, uzak bir ülkede çok yoksul bir nine yaşardı. Bu ninenin bir de kedisi vardı.Kedi o kadar uyuşuktu ki, patisini bile kaldırmaya üşenir, bu yoksul kadının verdiği yemeklerle gününü gün ederdi
Küçük bir tırtıl, hızlı adımlarla dalın ucuna doğru yürüyordu. Onu gören genç bir bal arısı seslendi:-Vızz, tırtıl kardeş , telaşlı telaşlı nereye gidiyorsun böyle ?Küçük tırtıl sesin g
Biricik Peygamberimiz Hz. Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem) çocukları çok ama çok sever ve “Küçüklerimize şefkat etmeyen bizden değildir.” derdi. Allah Resulü çocuklara olan bu
Bir zamanlar, uçsuz bucaksız bir kum çölünün ortasında, yemyeşil yapraklarıyla dibine gölge ve serinlik veren bir ağaç varmış. Çölün kavurucu ve acımasız sıcağı, kumları kızdırır ama bu ağac
|