Osmanlı Devleti batıda Avrupa devletleriyle savaşırken doğuda;Avrupalılarla birlik yapan Şii Safevi devleti Osmanlı sınırlarını aşarak sünni halkı rahatsız etmekteydi.Celalileri kullanarak isyan çıkartan Şah Tahmasbın bu düşmanca davranışları üzerine Sultan Süleyman Han, harekete geçti. 27 Ekim 1533de Vezir-i azam Makbul İbrahim Paşayı İstanbul’dan doğuya gönderen Sultan’ın kendisi de, baharda sefere çıktı.11 Haziranda hareket eden Kanuni Sultan Süleyman, 20 Temmuzda Konya’ya vardı. Konya’da Mevlana Celaleddin Rumi’nin türbesini ziyaret etti. Kayseri-Sivas-Erzincan yolunu izledi. 27 Eylülde Tebriz’e girdi. Safevi kıyımından bunalan şehir halkı,Osmanlı ordusunu sevinçle karşıladılar. Yavuz Sultan Selime karşı 1514 Çaldıran mağlubiyetinin etkisinde olan Safeviler, devamlı Osmanlılardan kaçıyor, meydan savaşı için ortaya çıkamıyorlardı. Osmanlı güçlerinin bölgeye gelmesinden kıvançlı olan halk padişaha bağlılığını duyurdu. 24 Kasım 1534 e Osmanlı ordusu Bağdata girdi. Azamiyye’yi ziyaret edip, büyük bir türbe yapılmasını emrettikten sonra, Kanuni Sultan Süleyman Handa, 30 Kasımda şehre girdi. Bağdat’ta bağlantılarda bulundu.1534-1535 Kışı ı Bağdat’ta geçiren Han, burada Osmanlı devlet örgütünü kurdu. Bağdat’ın dini önem edinen yerlerini gördü.Safevi tehlikesini kesin olarak kaldırmak isteyen Kanuni, Şahın Van yönünde olduğu haberi üzerine, harekete geçti. 1 Temmuz 1535de Tebriz’e gelen Osmanlı Sultanı, devamlı kaçan Şah Tahmasb Safevi’yi takip için İran içerisine girdiyse de karşı çıkan olmadı. Avrupa devletlerinden ve Safevilerden elçi heyetlerini kabul eden, Sultan Süleyman, dönüşünde de dini önem edinen yerleri görerek [Tebriz]-Diyarbakır-Antakya-Adana-Konya yoluyla 8 Ocak 1536da İstanbul’a geldi.Irakın Arap ve Acem bölümleri fethedildiği için “İki Irak seferi” manasında Irakeyn Seferi adı verilen bu hareketin sonucunda, bölgedeki Safevi egemenliği sona erdirilip, Bağdat dahil Basra, Osmanlı ülkesine katıldı