Nüfus Bilgileri
Besni, önceleri şu anda Eski Besni olarak bilinen yerde iken, bu yerin gelişmeye müsait olmaması nedeniyle 1933 yılında yerinin değiştirilmesi kararlaştırılmıştır. Karardan sonra bilhassa 1956 yılı ilkbaharında Eski Besni’de meydana gelen bir sel felaketinin ve takip eden yıllarda bağ obalarını eşkıya basması ve benzeri olayların ardından göç hızlanmıştır. Böylece 1958-1965 yılları arasında şehir hızla yer değiştirmiş, yani Eski Besni terk edilerek şimdiki yere taşınılmıştır. Halkın bir kısma Yeni Besni’ye göç etmişse de önemli bir kısmıda yurdumuzun çeşitli yerlerine göç etmiştir. İleriki yıllarda da dışarıya göç devam etmiştir. Besni dışında yaşayan Besnililer yurdumuzun tüm illerinde var ise de daha çok İstanbul, Uşak, Gaziantep, Mersin ve Adana illerinde yoğunlaşmışlardır.
Nüfus bakımından Adıyaman ilinin merkez ilçeden sonra ikinci büyük ilçesi olan Besni ilçesinin 8 beldesinde belediye teşkilatı vardır. İlçenin 63 köyü, 49 mezrası bulunmaktadır.
Beldeleri; Çakırhüyük, Suvarlı, Şambayat, Kesmetepe, Sugözü (Eskiköy), Sarıyaprak, Köseceli ve Üçgöz dür.
İlçenin nüfusu 2000 yılı genel nüfus sayımına göre toplam 108.667 olup, bu nüfusun 36123’ü ilçe merkezinde, 4998’i Şambayat Beldesi, 5024’ü Suvarlı Beldesi, 6037’si Çakırhöyük Beldesi, 4566’sı Kesmetepe Beldesi, 1943’ü Eskiköy Beldesi, 3891’i Sarıyaprak Beldesi, 3011’i Köseceli Beldesi, 2907’i Üçgöz Beldesi ve 40167’si köy ve mezralarda yaşamaktadır.
Besni ilçesinin 1950-1960 yılları arasında meydana gelen bir sel felaketi ile yer değiştirmesi ve ayrıca Besni’lilerin ticaret ve sanayiye yatkın olmaları nedeniyle çok miktarda Besni’li yurdumuzun çeşitli yerlerine göç ederek yerleşmişlerdir.
Şu anda nüfus kayıtlarına göre Besni'nin nüfusu 275.000 olarak gözükmektedir. Besni nüfus kütüğünde kayıtlı olmayan Besni'lileri de hesaba kattığımızda Besni dışında yaşayan Besnililerin nüfusunun 250.000 civarında olduğu söylenebilir.
Besni dışında yaşayan Besnililer daha ziyade İstanbul, Uşak, Gaziantep, Mersin ve Adana illerinde yoğunlaşmaktadırlar.
Tarihçe
Besni İlçesi tarihin derinliklerinden gelen bir ilçedir.Besni tarihinin başlangıcı tam olarak bilinmemektedir. Besni, aynı zamanda da çok hareketli sanayi ve eski ticaret kenti oluşu ile tanınır. Bunda Halep Ticaret Yolu üzerinde oluşu kadar, savunmaya son derece elverişli yapısı ve muntazam bir kaleye sahip oluşunun büyük bir payı vardır. Sulak ve ormanlık arazi varlığı ile çekiciliğini her dönemde canlı tutmuştur. Bu yüzden "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir ‘Türk Yurdu’ haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır.
Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıt'dan taktirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybors, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer yine Besni'dir.
Osmanlı döneminde el sanatları bakımından zirveye çıkan Besni, Anadolunun her yerinden gelen tüccarların akınına uğradığı, kervanların konakladığı bir yer olarak da tarihe mal olmuştur.
İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir.
Ayrıca Hüveydi aşireti reislerinden Hasan ve Yusuf Beyler'in kurup organize ettiği Kuvai Milliye teşkilatı Antep ve Maraş savunmalarında büyük rol oynamıştır. Hatta Antep'deki Fransız silah deposuna ilk baskını yaparak bir çok askeri de esir alan yine bu teşkilattır. Cumhuriyet döneminde "Fetva Emirliği" ne kadar çıkan bir çok alimin ve Divan Edebiyatına giren şiirlerin sahibi bir çok şairin yetiştiğini görmekteyiz.
BESNİ Adı Nereden Geliyor?
Besni, tarih boyunca değişik isimlerle anılmış. Tarihi kaynaklarda Besni’nin ismi; Roma döneminde OCTACUSCUM, Kommagene döneminde BAHASNA, Süryani kaynaklarında BET HESNA, Arapa kaynaklarında BEHESNA, Acem kaynaklarında BEHİŞTİ olarak geçmektedir.
Selçuklular döneminde BEHESNE, BEHİSNİ ve Osmanlı döneminde ise önceleri BEHİSNİ ve BEHESNİ, 19. yüzyıl sonralırnda BİHİSNİ ve BİSNİ adlarıyla anılır ve tekrar değişime uğrayarak Cumhuriyet döneminde BESNİ olur.
Behişti, Farsça’da CENNET KADAR GÜZEL anlamına gelmektedir. Arapça olan Behisni kelimesi ise GÜZEL YER anlamına gelmektedir. Hesna ise, EŞSİZ yada CENNETE EŞ anlamların gelmektedir.
İlçenin İlk Kuruluşu
Besni İlçesi tarihin derinliklerinden gelen bir ilçedir.Besni tarihinin başlangıcı tam olarak bilinmemektedir. Besni, aynı zamanda da çok hareketli sanayi ve eski ticaret kenti oluşu ile tanınır. Bunda Halep Ticaret Yolu üzerinde oluşu kadar, savunmaya son derece elverişli yapısı ve muntazam bir kaleye sahip oluşunun büyük bir payı vardır. Sulak ve ormanlık arazi varlığı ile çekiciliğini her dönemde canlı tutmuştur. Bu yüzden "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir ‘Türk Yurdu’ haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır.
Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıt'dan taktirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybors, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer yine Besni'dir.
Osmanlı döneminde el sanatları bakımından zirveye çıkan Besni, Anadolunun her yerinden gelen tüccarların akınına uğradığı, kervanların konakladığı bir yer olarak da tarihe mal olmuştur.
İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir.
Ayrıca Hüveydi aşireti reislerinden Hasan ve Yusuf Beyler'in kurup organize ettiği Kuvai Milliye teşkilatı Antep ve Maraş savunmalarında büyük rol oynamıştır. Hatta Antep'deki Fransız silah deposuna ilk baskını yaparak bir çok askeri de esir alan yine bu teşkilattır. Cumhuriyet döneminde "Fetva Emirliği" ne kadar çıkan bir çok alimin ve Divan Edebiyatına giren şiirlerin sahibi bir çok şairin yetiştiğini görmekteyiz.
Cumhuriyet Dönem BESNİ
Cumhuriyet dönemindeki gelişmeleri tarih sırasına göre aşağıya sıralanmıştır.
*1926’da Besni Malatya İlinden ayrılarak Antep’e bağlanmıştır.
*1933’de Besni Antep’ten ayrılarak yeniden Malatya İline bağlanmıştır.
*1933-1934 yıllarında Eski Besni’nin yerinin genişlemeye müsait olmaması ve motorlu taşıtların gitmesine müsait cadde ve sokaklarının olmayışı nedeniyle Besni kazasının yerinin değiştirilmesine karar verilir. Anlatılanlara göre yer tespiti için gelen görevliler Kayaardı yolu üzerindeki Çat olarak bilinen yere taşınmasının uygun olduğuna karar verirler. Şehrin taşınması için Çat diye şimdiki Çat Mahallesinin olduğu yer gösterilir. Böylece şehir şimdiki yerinde kurulmuş olur.
*Hükümet Konağının 1935’te temeli atılır.
*1940-1941 öğretim yılında Dumlupınar İlkokulu hizmete açılır.
*1949-1950 öğretim yılında Besni Ortaokulu hizmete girer.
*22 Haziran 1954’te çıkarılan bir kanun ile Besni yeni kurulan Adıyaman İline bağlanarak İlçesi olur.
*1956 yılının ilkbaharında aşırı yağış nedeniyle Eski Besni’de bir sel felaketi olur.
Aşağı Besni’den yeni yerine kurulan Besni’ye taşınma olayı yaklaşık olarak 1965’e kadar devam eder. Bu dönemde Besni 3 bölümden meydana geliyordu.
1.Aşağı Şehir (Eski Besni),
2.Orta Şehir (Besni’nin şimdiki yeri),
3.Yukarı Şehir (Sarhan Mahallesinin olduğu yer.)
*1958 yılında Gölbaşı ilçe haline getirilerek Besni’den ayrılır.
*1990 yılında Tut ilçe haline getirilerek Besni’den ayrılır.
Genel Bilgi
Besni İlçesi tarihin derinliklerinden gelen bir ilçedir.Besni tarihinin başlangıcı tam olarak bilinmemektedir. Besni, aynı zamanda da çok hareketli sanayi ve eski ticaret kenti oluşu ile tanınır. Bunda Halep Ticaret Yolu üzerinde oluşu kadar, savunmaya son derece elverişli yapısı ve muntazam bir kaleye sahip oluşunun büyük bir payı vardır. Sulak ve ormanlık arazi varlığı ile çekiciliğini her dönemde canlı tutmuştur. Bu yüzden "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir ‘Türk Yurdu’ haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır.
Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıt'dan taktirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybors, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer yine Besni'dir.
Osmanlı döneminde el sanatları bakımından zirveye çıkan Besni, Anadolunun her yerinden gelen tüccarların akınına uğradığı, kervanların konakladığı bir yer olarak da tarihe mal olmuştur.
İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir.
Ayrıca Hüveydi aşireti reislerinden Hasan ve Yusuf Beyler'in kurup organize ettiği Kuvai Milliye teşkilatı Antep ve Maraş savunmalarında büyük rol oynamıştır. Hatta Antep'deki Fransız silah deposuna ilk baskını yaparak bir çok askeri de esir alan yine bu teşkilattır. Cumhuriyet döneminde "Fetva Emirliği" ne kadar çıkan bir çok alimin ve Divan Edebiyatına giren şiirlerin sahibi bir çok şairin yetiştiğini görmekteyiz.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman İli'ne bağlı Besni'nin batı ve kuzeybatısında Gölbaşı, kuzeydoğu ve doğusunda Adıyaman Merkez İlçesi, güneyinde Şanlıurfa ile Gaziantep, güneybatısında da Kahramanmaraş bulunmaktadır. Besni'nin batısı Güneydoğu Torosların barı uçları ile çevrelenmiştir. Kuzeydoğu ve güneybatı doğrultusunda uzanan bu dağlar İlçenin batı kesimlerinde alçalarak plata özelliği gösterirler.
Besni'nin ismi tarihte Behisni, Bihisni, Besne, Behesna, Behisti gibi sözcüklerle anılmıştır. Bazı kaynaklara göre de Farsça'da eşsiz veya cennet anlamına gelen Hesna sözcüğünden türediği de belirtilmiştir.
Besni yöresi tarihte Akatların, Hurrilerin, Mitannilerin ve Asurluların akınlarına uğramıştır. Burada MÖ.1500'lerden sonra Perslerin, Helenlerin ve Romalıların eline geçmiştir. Halife Ömer zamanında Halid Bin Velid'in komutanlarından Rebiatu'l-Bahali yöreyi ele geçirmiştir. Bizans ve Abbasiler arasında el değiştiren Besni ve çevresi 1149'da Maraş senyörlüğünün egemenliğinde kalmıştır. Bu durum Selçuklu, Eyyubi ve Moğol istilalarına uğrayıncaya kadar sürmüştür. Sultan I.Beyazıt Besni ve çevresini 1395'te Osmanlı topraklarına katmıştır. Bundan sonra 1400'de Timur'un ordularının işgaline uğramış, daha sonra Dulkadiroğulları ile Memlûklar arasında el değiştirmiştir.
Yavuz Sultan Selim Mısır seferi sırasında Besni yöresini Dulkadiroğulları'nın yönetimine bırakmıştır. 1521'den sonra, Dulkadiroğulları'nın Osmanlılara katılması ile Besni de Osmanlı Devletinin Malatya sancağına bağlı bir kaza olmuştur. Cumhuriyet döneminde Malatya'ya bağlı bir ilçe iken, Gaziantep'e (1926), tekrar Malatya'ya (1933), Adıyaaman'ın 1954'te il olması ile de ona bağlanmıştır.

Besni
Besni Adıyaman il merkezinin batı kesiminde yer alan ve il merkezine 44 km uzaklıkta bulunan bir ilçedir. Deniz seviyesinden 1050 m yüksekte yer alan Besni'nin nüfusu yaklaşık 36.000'dir. "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir ‘Türk Yurdu’ haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır. Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıt'dan taktirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybors, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer yine Besni'dir. İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in(AĞAR) Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir. 19. yüzyılın sonlarında Malatya'ya bağlı bir kaza olan Besni Cumhuriyetin ilk yıllarında Gaziantep iline bağlandı. 1933'te tekrar Malatya'ya bağlanan ilçe 1954'te yeni kurulan Adıyaman ilinin bir ilçesi oldu.
1330 km² yüzölçüme sahip Besni ilçesinin, 8 belde belediyesi, 63 köyü ve 49 mezrası bulunmaktadır. İlçe halkının önemli bir bölümü geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır. Besni'de Adıyaman Üniversitesine bağlı, Besni Meslek Yüksek Okulu bulunmaktadır.Besni M.Y.Okulu, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından geçici olarak tahsis edilen, 4500 m2’si kapalı, 7000’m2 si açık alan olmak üzere, 11500’m2 kullanım alanına sahip binada öğretimine devam etmektedir. Okuldaki derslik sayısı 18 adet, 7 tanesi 36 kişilik ve 1 adedi de 40 kişilik olmak üzere tolam 8 derslik kulanımına hazırlanmıştır. Konferans Salonu bulunup 100 kişiliktir. Teknoloji laboratuvarı 1 adet olup, 100 kişiliktir. 2004-2005 eğitim öğretim yılında 52 öğrenci mezun olmuştur. Ayrıca Besnili Hayırsever İş adamı sayın Mehmet ERDEMOĞLU tarafından yapılan 500 öğrenci kapasiteli erkek ve kız öğrenci yurdu mevcuttur. Besni Kurşunlu Camii, Besni Kalesi, Eski Besni Ören Yeri, Sofraz Anıt Mezarları(M.S. 2. yy. da Roma),Kızilin Köprüsü(Roma),Dikilitaş(Roma),Dolmenler(taş devirne kadar uzanır), ilçenin önemli tarihi eserleri arasında yer alır.
Coğrafi Yapı
İlçemiz Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Adıyaman İlinin batı kesiminde yer almakta olup, Yüzölçümü 1330 Km2.dir Km2. ye 82 kişi düşmektedir.
İlçemizin Doğrusunda : Adıyaman
Batısında : Gölbaşı İlçesi
Kuzeyinde : Tut İlçesi
Güneyinde: Araban ve Halfeti ilçeleri bulunmaktadır.
İlçemiz zaman zaman kara iklimi, zaman zamanda Akdeniz ikliminin tesirinde kalmaktadır. Ancak genellikle 1050 metrelik rakımın da tesiri ile kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise serin ve kuraktır. İlçemizde Akdeniz iklimin etkili olduğunun en önemli delillerinden biri özellikle güneyinde bulunan belde ve köylerinde zeytin ağaçlarının bulunmasıdır. Zeytin ağacı Akdeniz ikliminin karakteristik bitki örtüsüdür. Besni İlçesinde zeytin tarımının yapılabilmesi ilçemizde bozulmuş Akdeniz ikliminin etkili olduğunun bir göstergesidir.
Besni'nin Arazi Yapısı
a) Yüzölçümü ve Yükseklik
İlçemiz Yüzölçümü 1.330 Km2 olup , Rakımı 1.050 metredir.
b) Uç Noktaları
İlçemizin Doğusunda ; Adıyaman İl merkezi , Batısında ; Gölbaşı İlçesi, Kuzeyinde ; Tut ilçesi , Güneyinde Araban ve Halfeti İlçeleri bulunmakta olup, DSİ tarafından yapılması planlanan barajlar ve sulama tesislerimiz şunlardır;
Besni Barajı, Keysun Ovası Sofraz Çayı Pompaj Sulama, Keysun Ovası Sıtma Pınarı Pompaj Sulama. Bu projelerdeki amaç, arazileri sulama amaçlıdır.
c) Başlıca Dağ , Tepe , Ova ,Akarsu ,Göl V.B Coğrafi Yapılar
İlçemizde Geyik , Guz , Pohin , Kocadağ ve Kızıldağ dağları , Çakırhöyük Ovası , Göksu , Akdere , Tavaş , Sofraz ve Değirmen çayı adı ile bilinen akarsular bulunmaktadır.
d) Baraj , Gölet v.b Suni Sulama Amaçlı Yapılar
İlçemiz sınırları içerisinde baraj , gölet bulunmamala birlikte, Tavaş Çövenek Sulama Projesi gerçekleştirilmiştir.Tavaş Çayının suyu ile 719 hektarlık, Çövenek Çayının suyu ile de 1276 hektarlık arazi sulunmaktadır.
e) Olan Ve Olması Muhtemel Tabii Afetler
İlçemiz 1950 li yıllarda Heyelan nedeni ile şimdiki yerine taşınmış olup , heyelan ve çığ tehlikesi coğrafi yapı nedeni ile halen devam etmektedir. İlçemiz 2. derece deprem riski taşıyan bölgeler arasındadır.
Besni'nin Akarsuları ve Dağları
İlçemizin Akarsuları;
İlçemizin önemli akarsuları şunlardır, Fırat Nehri, Göksu Irmağı, Ağdere, Sofraz Çayı, Tavaş ve Çövenek sularının birleşmesinden meydana gelin Keysun Çayıdır.
İlçemizde Bulunan Dağlar:
Geyik dağı, Guz dağı, Pohin dağı, Kocadağ ve Kızıldağ bulunmaktadır. Ova olarak; Keysun, Kızılin ve Yazı adıyla bilinen Sahantil ovaları vardır.
Besni'nin İklim Yapısı
İlçemizde, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz İklimlerinin karışımı olan tipik bir iklim sürer. Besnideki iklim, Akdeniz iklimi ile doğu karasal iklimi arasında bir özellik gösterir. Kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise serin ve kurak geçer.
Atatürk Barajının yapılmasıyla İlçenin ikliminde hissedilir bir farklılık meydana gelmiş, nem ve yağış miktarı artmıştır. İlçede sonbahar ilk don tarihi Kasım ayının sonuna, İlkbahar son don tarihi ise Mart sonu Nisan başlarına rastlamaktadır. Bu durum kısa sayılmayacak bir bitki yetiştirme aralığına imkan vermektedir.
En soğuk ayı Ocak, en sıcak geçen ayı ise Temmuz ayıdır. Yıllık yağış ortalaması 704.5 mm.dir. Yıl içerisinde ilçede yağmur ve kar yağışı görülmekte olup, kar kalınlığı zaman zaman 1 metreyi bulmakta ve ilçe ortalama 55 gün karla kaplı kalmaktadır. Kar daha çok Aralık sonu, Ocak ve Şubat aylarında yağmaktadır.
İlçemiz coğrafi yapısı nedeni ile genelde doğu batı yönünden sert rüzgarlar almakta, rüzgarın hızı zaman zaman 10 km. yi bulmaktadır.
BELDELERİ
Çakırhüyük
Eskiköy
Kesmetepe
Köseceli
Sarıyaprak
Suvarlı
Şambayat
Üçgöz
Besni’de günümüze gelebilen tarihi eserler;
Ulu Cami
Toktamış Camisi
Külhanönü Camisi
Çarşı Camisi
Besni Kalesi
Keysun Kalesi
Sesönk Dikilitaşı
1- Besni Kalesi:
İlçenin yaklaşık 2 km. güneyinde olan kale, üç tarafı sarp kayalıklarla çevrili sivri bir tepenin üzerinde kurulmuştur.Kaleye yalnızca güneyden dik bir yamaçtan çıkılması mümkündür.Savunmaya çok elverişli olan Besni Kalesi, mancınıkları ve diğer yapı kalıntılarıyla hala dimdik ayaktadır.Kalenin kuruluş tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 13. y.y.da Memluklerin hakimiyeti zamanında (1923) Besni Kalesi sağlamlaştırılır.
Kalenin ortasında bir kuyu bulunmaktadır.Batı kesiminde bir anıtı andıran karşı karşıya yapılmış iki büyük yapır vardır.Halk arasında Çifte Mancınık adı verilen bu iki mancınık arasında esirlerin asılarak düşmana gösterildiği ve gözdağı verildiği rivayet edilmektedir.
2- Eski Besni Ören Yeri:
Eski Besni Ören Yeri İlçemizin önceki kurulduğu yerleşim yeridir. Eski Besni şehri tarihi Besni Kalesinin etrafınada derelerin kenarında ve tepelerin eteklerinde kurulu idi. Burada Besni Kalesinin yanında çok sayıda tarihi cami, minare, hamam, köprü ve çeşme bulunmaktadır.
3- Kurşunlu Camii:
Eski Besni Ören Yerinde bulunmaktadır. Külhanönü Camii ve Hacı Zeyrek Ağa Camii diye de bilinmektedir. Kurşunlu Cami, 1960-1965 yıllarında Besni’nin yer değiştirmesinden sonra diğer yapılar gibi yıkılmaya terkedilmiş ve tahrip olmuştur. Ancak daha sonra yapılan bazı girişimlerle 2005-2006 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarım ve restorasyonu yapılmıştır.
4- Sofraz Anıtları:
İlçemize 15 km. uzaklıkta bulunan Üçgöz Beldesinde bulunmakta olup, 2 adet anıt mezar vardır. 2 tümülüs şeklinde olan anıt mezarlar, 15 m. yükseklikte olan kuzeydeki mezarın üzeri kırma taş ve molozla örtülüdür. Güneyde bulunan girişinde zeminden 5 m. aşağı inildikten sonra Dromos denilen ön girişi vardır. Ön girişin bitiminde ise mezar odası bulunmaktadır. Yaklaşık 3-4 m. ölçülerinde üzeri tonozlu ve düzgün kesme taştan yapılmış odanın içinde 2 adet lahit bulunmaktadır. Anıt mezar M.S. 2. yy. da Roma döneminde yapılmıştır.
Diğeri ise 3 odadan oluşmuştur. Giriş kısmının her iki yanında ana kayaya oyulmuş mezarlar yer almaktadır. Bu odalardan 2 tanesi ana kayaya oyulmuş olup, odaların her birinin içerisinde üçer tane lahit mezar bulunmaktadır. 3. oda ise tonozlu kesme taşlardan yapılmış olup, içerisinde yine bir adet lahit mezar bulunmaktadır.
5- Kızılin Köprüsü:
Kızılin Köyü yakınlarında Göksu Nehri üzerindedir. Romalılar zamanında yapılmıştır. Orta kemeri çökmüştür. Kahta Çayı üzerindeki Cendere Köprüsüne benzemektedir.
6- Dikilitaş (Sesönk):
Hacı Halil ve Dikilitaş Köyü yakınında Kızıldağı’ın üzerinde Dikilitaş adıyla bilinen, Roma dönemine ait bir anıt mezardır.Ortada mezar yapısı ve yanında aralıklarla dikilmiş üç çift sütun vardır. İri taşlar yığılarak yapılmış olan bu tümülüsün çevresinde deve sütünlardan oluşan anıt mezarın altında mezar odası olduğu sanılan kayadan oyma mağaralar mevcuttur.
7- Dolmenler:
Karagüveç-Kargalı Köyleri arasındaki dağlık alanlarda ve Hacı Halil ile Dikilitaş Köyü yakınlarında Kızıldağ’da çok sayıda Dolmen mezarlar vardır. Bu mezarların geçmişi taş devrine kadar uzanmaktadır.
Besnİ Üzümünün Özellİklerİ
--------------------------------------------------------------------------------
BESNİDE BAĞCILIK
Ülkemiz bağcılık için uygun iklim şartlarına sahiptir.Bu nedenle asma yetiştiriciliği yüzyıllardan beri yapılmaktadır.
Asma hemen her toprakta yetişir.Az sulamayla yetişmesi,yamaç arazileri de değerlendirilmesi tercih edilmesini sağlamıştır. Ayrıca üzümün bir çok değerlendirme şeklinin olması da Dünya üzerinde en fazla üretilen meyve olmasına yol açmıştır.
Bağ yetiştiren ülkeler içinde Türkiye 1999 verilerine göre 560.000 ha. Bağ alanı ile dördüncü,3.650.000 ton yaş üzüm üretimi ile de beşinci sırada yer almıştır.Üzüm üretiminin tüm meyve üretimimiz içindeki payı % 30.7 dir.
Üzüm sofralık,Şaraplık,kurutmalık olarak başlıca üç şekilde değerlendirilir.Bunun yanında pekmez,pestil,köfter,sucuk,ezme gibi değerlendirme yolarlıda vardır.
Güney Doğu Anadolu Bölgesi Türkiye ‘ nin Ege Ve Akdeniz bölgelerinden sonra en çok üzüm üreten bölgesi olup, Türkiye üretiminin % 10 ‘ u bu bölgede üretilir. Bağ alanı bakımından ise yaklaşık % 13 ile üçüncü sırada gelmektedir. Besni ilçesi de bölge içersinde bağcılığın yoğun olarak yapıldığı alanlardandır. 1978 yılında ortaya çıkan filoksera nedeniyle ilçede bağcılık yok olma noktasına gelmiş idi. Bu zararlının kimyasal mücadelesi yapılamamaktadır. Kültürel mücadele olarak ise bu zararlıya dayanıklı anaçların geliştirilmesi gerekmektedir. Amerikan asma anaçlarının filokseraya dayanıklılığı anaç kullanımını gerekli kılmaktadır .
Adıyaman İli Besni İlçesinin bağ varlığı ve bağcılık yapılan alanları Ülke ekonomimize geçmiş zamanlardan beri olumlu katkılar sağlamıştır.Bu olumlu katkı sadece üretim miktarına bağlı kalmamış olup, kaliteli üzüm üretimiyle de dikkat toplamıştır.Bu dikkat özellikle ilçemizde ve çevresinde de yetişen “Peygamber Üzümü” yani “Besni Üzümü” olarak da adlandırılan çeşidin üzerinde yoğunlaşmış olup yurtdışından da oldukça fazla oranda talep görmektedir.Ancak İlçemizde de bağ alanların floksera nedeni ile oldukça daralmış olsa da yeni kurulan bağ tesisleri ile bağcılık yapılan alanların eski miktarına yükseltilmesine çalışılmaktadır.Son yıllarda İl,İlçe ve GAP İdaresinin finanse ettiği projeler neticesinde İlçemizde yaklaşık 1.500.000 adet Amerikan Asma Anacı 10.000 adet Aşılı Asma Fidanı dağıtımı yapılmıştır.Son 2 yıl içinde sertifikalı fidan ile kurulan bahçe tesislerine destekleme primi verilmesi neticesinde yeni bağ tesisi kurulumu oldukça hız kazanmış olup , çiftçilerimizden müdürlüğümüze artan bir fidan talebi
gelmektedir.
2006 Yılı İtibari ile İlçemiz Bağ varlığı 40.000 Dekar civarında olup üzüm üretim miktarı 20 bin ton ‘a ulaşmış bulunmaktadır.
Eski bağlarını hastalık nedeni ile sökmek zorunda kalan kırsal kesim çiftçilerimiz ise eski bağ yerlerinde kuru tarım yapmaya başlamışlardır.Ancak bu alanların kıraç ve hububat tarımı için oldukça verimsiz şartlarda olması çiftçi ailesinin gelir seviyesini düşürmüş ve bir çok çiftçi beklediği hayat standardını yakalayamadığı için yeniden bağcılığa yönelmiş bulunmaktadırlar.Türkiye ‘nin en büyük sorunlarından birisi olan köyden kente göç sonucu köy nüfusunun azalarak üreten kesiminde tüketici pozisyonunu almasına sebep olmaktadır.İlçemiz çiftçilerinin yeni kurdukları bağ tesisleriyle köyden kente göç problemini de aşmaya çalışmaktadırlar.
Bu şekilde kurulan bir bağ tesisinden ekonomik olarak verim almak için 5 yıl gibi bir zaman süreci gerekmektedir. Kurulan bu bağ tesislerinde modern bağcılık yöntemleri ile budama ve terbiye sistemleri uygulanmamaktadır. Çünkü çiftçilerimiz modern bağcılığın kendi bağ tesislerinde ürünün verim ve kalitesini ne kadar artıracağını bilmemektedirler.İlçemizde bağ tesislerinde serpene adı verilen eski bağcılık sistemi uygulanmakta olup, bu sitemde üzüm salkımları toprağa temas ettiği için üründe %40-50 gibi büyük oranlara varan çürümeler meydana gelmekte, hastalık ve zararlıların ürün kalitesine olan olumsuz etkisi artmakta ve standart üzüm üretimi yapılamamaktadır.Serpene sisteminde her yıl her asma omcası için 6-8 adet arası 50-70 cm boyunda herek gerekmekte olup çiftçilerimiz bu herekleri ekonomik imkansızlık nedeni ile çevredeki orman veya meyve ağaçlarından sağlamaktadırlar. Çiftçilerimizin bu hareketleri doğal dengeyi tehdit eden bir durum ortaya çıkarmaktadır.
İlçemizde üzüm üretiminde verim ve kaliteni düşük olmasını ve standart üzüm üretiminin az olmamasını eski bağcılık sistemlerinden kaynaklandığını açık bir şekilde söyleriz.
İlçemizde bu güne kadar kurulan Modern bağ tesislerimizin %90 ‘ı İl,İlçe ve GAP İdaresi tarafından fon sağlanarak kurulmuştur.Bu şekilde çiftçilerimizin modern bağcılığa olan ilgileri gün geçtikçe artmaktadır.
Adıyaman İli Besni İlçemizde kurulacak olan Yüksek sistem bağ tesisleri ile bölgede uygulanan eski sistem bağcılığa göre sadece üzümün çürümesinin önlenmesi hususunda %40-50 ‘lik bir ürün artışına mahal vereceği gibi bitki gelişiminin daha iyi olması ve budama ve terbiye sisteminin modern bağcılığın gereği şeklinde yapılması ile %50 ‘lik bir verim artışı da olacağı neticesinde eski sistem bağcılık yapan bir çiftçinin alacağı ürüne göre %200 verim artışı meydana gelecektir.
İlçemizde bağcılık ile iştigal eden çiftçilerimiz bugüne kadar üzüm ve üzümden elde edilen (pekmez, pastık, sucuk vs.) ürünlerini pazarlamada her hangi bir sıkıntı ile karşılaşmadıkları gibi böyle bir sorun İlçe Müdürlüğümüze de çiftçilerimizden üzüm pazarlama konusunda her hangi bir sorun yaşadıklarını belirten şikayet olmamıştır.Ama bölgemizde üretilen diğer ürünle ile ilgili her zaman pazarlama sıkıntısı çekilmektedir.
Bu güne kadar pazarlama konusunda sıkıntı yaşanmamış olması taze üzüm satışında sıkıntı yaşanmayacağı anlamına gelmez.Üretimi yapılacak olan bu sofralık çeşitlerimiz aynı zamanda şıralık olarak da değerlendirilebil olması ,hasadın bir kerede değil de 30-45 gün gibi bir süreç içinde yapılabilir oluşu
Besnİ Üzümünün Çeşitleri
-Ağ Üzüm
-Kara Kurnur
-Serpene Kıran
-Besni Üzümü
-Kırmızı Üzüm